Kategoriler
  - Yüreğimden Nameler (69)
  - Sizin Şiirleriniz (42)
  - Ünlü Şairlerimiz (65)
  - Halk Ozanları (21)
  - Türkü Hikayeleri (74)
  - Türkü Sözleri (27)
  - Müzik Bilgisi (17)
  - Kıssadan Hisseler (13)
  - Fıkıh Köşesi (14)
  - Köşe Yazıları (20)
  - Edebiyat (21)
  - Güzel Sözler (17)
  - Hikayeler (27)
  - Sanat (17)
  - Tarih (27)
  - Felsefe (50)
  - Sağlık (34)
  - Sözlük (23)
  - Makaleler (7)
  - Video ve Resim (34)
 


En Çok Okunan 10
  -  Akciğerlerin vücuttaki görevleri nedir ? (3554)
  -  Hey On Beşli (3487)
  -  Bedri Rahmi Eyüpoglu (3069)
  -  Acılar Denizi (2892)
  -  Ruh Sağlığı Ne Demektir ? (2564)
  -  Belalım (2453)
  -  Ortaçağ Avrupa Sanatı (2444)
  -  Sen Yoktun (2405)
  -  Sevgi (2339)
  -  Kritizm (1810)
 

En Son Eklenen 10
  -  Kücük Selmanin Prikolojisi. (181)
  -  Istemiyorum. (246)
  -  Sonbahar (246)
  -  Günaydin. (224)
  -  Gülüm... (237)
  -  ALLAHIM (221)
  -  Kara Bulutlar (203)
  -  Istasyon (225)
  -  Neden Hep Sen Varsın (221)
  -  Dertlerin Askiyim (243)
 

Dost Siteler
  -  Günlük Gazeteler
  -  Kim Kimdir
  -  Canlı TV
  -  Osmanlı Tarihi
  -  Tarihte Bugün Olanlar
  -  Kesintisiz Full Dizi izle
 
Anketler
Sitemizi Nasil Buldunuz ?
Google den

Arkadaştan

Banner Link

Tavsiye Öneri

 
 
     
Kritizm

 

KRİTİSİZM


Deney ve akıl bilginin oluşumunu sağlar. Deneyle başlayan bilgi edinme süreci zihnimizdeki 12 kategoriye aklımız yardımıyla yerleştirilerek bilgi oluşur.)
Kritisizm insan zihninin güçlerine ve insanın neyi bilip bilemeyeceğine ilişkin bir araştırmadan meydana gelen felsefi yaklaşımdır.
Bu yaklaşımın en önemli temsilcisi Alman filozofu İmmanuel Kant’tır.

İmmanuel Kant (1724-1804):Kant felsefede rasyonalizm ve empirizm akımlarının bir sentezini yapmıştır.

O’na göre bilgide,duyuların dış dünyayla ilgili deneylerin sağladığı içeriğe aklın sağladığı biçime ve forma gereksinim duyarız.

Zihnin bilgideki temel ayırıcı faaliyetini deneyimden gelen ham ve işlenmemiş malzemeyi bir sentezden geçirmek ve bu malzemeyi birleştirip ona bir birlik kazandırmak olarak tanımlar.

Kant’a göre bilgi deneyle başlar ama deneyle sona ermez, sadece deneyden oluşmaz. Deney bilginin ham maddesini sağlar. Ancak böyle olması, bilginin deneyden çıktığı anlamına gelmez. Çünkü bilgi için deneyle elde edilen hammaddenin bir biçime bir düzene sokulması gerekir. Bu biçimlendirme işi zihinde bulunan bir takım zihin formları(kalıpları) sayesinde olur, bu formlar ise deneyen gelmez apriori (ön bilgi) dir.

O insan zihninde üç ayrı parça bulunduğunu söyler. Bunlar:
a-Duyarlık-Dış dünyadan duyular aracılığıyla gelen izlenimleri alır
b-İmgelem- izlenimleri birbirlerine bağlar
c-Anlayış-duyarlıktan gelen duyusal malzemeyi,aklın a priori (deneyden kazanılmamış ve deneyden bağımsız olan) kavram ve kategorileri içine yerleştirir.

Böylece insan bilgi sürecinde aktif olarak duyular yoluyla gelen izlenimleri sınıflar,kalıplara yerleştirir ve yorumlar.

Kant’a göre insan bilgisi sınırlıdır.İnsan zihni,nesneleri ve olayları gerçekte oldukları şekliyle bilemez. Nesneler zihnin imkanlarına,yapısına ve formlarına göre bilinebilir. Dolayısıyla bu durumda nesneleri gerçekte oldukları şekliyle(numen) değil de bize göründükleri şekliyle (fenomen) bilebiliriz. Bilgide aklın katkısı kadar, dış dünyadan gelen duyusal öğe de önem taşır.Bu duyusal öğe olmadığında akıl algılamadığı (Tanrı,ruh gibi) konularda çelişkiye ve yanlışa düşebilir

Felsefe Tarihi





Gönderen =

Arkadaşima Gönder >>           Sizden önce 1811 kişi okudu.  
     



     
Yorum :güsell olmuş elinize sağlıkk..

Gönderen : merve, Tarih : 2009-12-24

     


     
Cevap Formu
Adınız :
Email :
Cevabınız :
     


 
 

   

Sitemizde 20 kategoride 619 yazı 115279 defa okunmuştur.  

Copyright © 2008 Acılardeniz şiir sitesi                                                                                                                                               Tasarım: Ali Kılınç