Kategoriler
  - Yüreğimden Nameler (69)
  - Sizin Şiirleriniz (42)
  - Ünlü Şairlerimiz (65)
  - Halk Ozanları (21)
  - Türkü Hikayeleri (74)
  - Türkü Sözleri (27)
  - Müzik Bilgisi (17)
  - Kıssadan Hisseler (13)
  - Fıkıh Köşesi (14)
  - Köşe Yazıları (20)
  - Edebiyat (21)
  - Güzel Sözler (17)
  - Hikayeler (27)
  - Sanat (17)
  - Tarih (27)
  - Felsefe (50)
  - Sağlık (34)
  - Sözlük (23)
  - Makaleler (7)
  - Video ve Resim (34)
 


En Çok Okunan 10
  -  Akciğerlerin vücuttaki görevleri nedir ? (3576)
  -  Hey On Beşli (3496)
  -  Bedri Rahmi Eyüpoglu (3083)
  -  Acılar Denizi (2905)
  -  Ruh Sağlığı Ne Demektir ? (2593)
  -  Belalım (2464)
  -  Ortaçağ Avrupa Sanatı (2463)
  -  Sen Yoktun (2415)
  -  Sevgi (2349)
  -  Kritizm (1832)
 

En Son Eklenen 10
  -  Kücük Selmanin Prikolojisi. (185)
  -  Istemiyorum. (250)
  -  Sonbahar (250)
  -  Günaydin. (227)
  -  Gülüm... (245)
  -  ALLAHIM (223)
  -  Kara Bulutlar (207)
  -  Istasyon (233)
  -  Neden Hep Sen Varsın (231)
  -  Dertlerin Askiyim (252)
 

Dost Siteler
  -  Günlük Gazeteler
  -  Kim Kimdir
  -  Canlı TV
  -  Osmanlı Tarihi
  -  Tarihte Bugün Olanlar
  -  Kesintisiz Full Dizi izle
 
Anketler
Sitemizi Nasil Buldunuz ?
Google den

Arkadaştan

Banner Link

Tavsiye Öneri

 
 
     
Aşık Mahzuni

 

 Hayatı ve Şiirleri

1940 'ın başlarında, ileride ' Pir Sultanların ' ölümsüzlüğünün en büyük kanıtlarından biri olacak Mahzuni Şerif, Afşin' in Berçenek Köyünde doğar.

1956yılında Berçeneğe gelen ilk okuldan mezun olur. Berçeneğin okulsuz yıllarında, Elbistan' ın Alembey Köyü' nde, Lütfü Efendi Medresesinde Kur 'an eğtimi almış, Eski Türkçe okumuş ve yazmıştır.

1957 yılında Mersin Astsubay Okulu' na gider. 17 yaşındayken babasının zoruyla dayısının kızı Emine ile evlenir. Bu evlilikten bir kızı olsa da Mahzuni bu evliliği bir mektupla bitirir.

1960 yılında Ankara Ordu Donatım Teknik Okulu' nu başarıyla bitirir. Başarısının gereği Kuleli Askeri Lisesi' ni aynı yıllarda hak etmesine karşılık, toplumculuğa ve halk edebiyatına gönül verdiği ve Alevi olduğu için ordudan ihraç edilir.

1961Ankara'da İtalyan asıllı Sovina (Suna) isimli bir kızla tanışır. Bu evlilikten Züleyha, Emrah, Ferhat adlı üç çocuğu olur. Bu yıldan itibaren, sevip gönül verdiği yoldan giderek, yüzlerce plak ve kaset yapar. Hakkında yazılan ve yazdığı kitaplar uluslararası edebi tartışmalara konu olur.

1971Mahzuni üçüncü eşi Fatma Hanım ı görür beğenir sever ve evlenir. Bu evliliklerinden Derya, Ali, Şeyda ve Yetiş adlı dört çocukları oldur. Aynı yılolan askeri darbeden sonra kurulan Nihat Erim hükümeti nin Deniz Gezmiş ve Arkadaşlarına kıymasına dayanamayıp 'Erim Erim Eriyesin' türküsünü patlatmasından dolayı hemen tutuklanıp dört ay cezaya çarptırılır. Tahliye olur ve yeniden tutuklanır.

1972 de Gaziantep' deki evi kundaklandı. Ozanmız' ın tüm ödülleri ve arşivinin yandığı söyleniyor.

1973yılında halkı suça teşvik etmekten tutuklanır. Ankara'da Sıkıyönetim Mahkemesi'nde yargılanır.

1962 - 1988 sürecinde defalarca saldırıya uğrar, evi yakılır, mahkemelik olur, tutuklanır, hapse atılır, dövülür, dişleri sökülür...

1989-1991yılları arasında 'Halk Ozanları Derneği' genel başkanlığını yapmıştır.1997yılının haziran ayında Almanya'da beyin kanaması geçirip, Almanya 'nın Ulm Şehrinde tedavi görür.

1998yılında, 58 kaset sahibi olan Ozanımız, dünyanın yaşayan üç büyük ozanı arasında birinci sırayı aldı. Bir çok yabancı ülkede deyişleri değişik dillerde okunmuştur. Tüm türkülerinin yer aldıığı 8 kiyabı bulunan Ozanımız 'ın, Bektaşı Kültürünün ve Anadolu Ezgilerinin dünyaya tanıtılmasında önemli bir yeri vardır.

2001 in başlarında rahatsızlanarak, kalp ve solunum yetmezliği nedeniyle, JFK Hospital'da yoğun bakım altına alındı. Mayıs ayında, günümüzün Pir Sultan'ı Aşık Mahzuni Şerif, bir kez daha ölümü yenmeyi başardı. Ve aynı yılın kasım ayında kendisine, ''Elhamdülüllah Kızılbaşım ve Laikim. Ben değil yedi sülalem kızılbaştır. Bir suç varsa oda dedemdedir! " dediği için,DGM tarafından dava açıldı. Duruşma 27. 12. 01 tarihinde DGM ' de yapıldı.

2002 Mayıs ayının 17 si Mahzuni Severler için kara bir gün: Evli, sekiz çocuk, dört torun sahibi olan Değerli Ozanımız 62 yaşında Almanyanın Köln Şehrinde hayata gözlerini yumdu. Bu acı ana kadar O, devletin düzenini yıkmak suçundan, hala yargılanıyordu.Şu an son ikamatkahı olan Hacı Bektaş Veli Külliyesi'nin yakınındaki Çilehane adı verilen bölgede huzur içinde yatıyor.

  

VEYSEL'E MEKTUP

Sen bu bahçelerden çok gelip geçtin

Dostlar seni unutur mu Veysel'im

Arılarla çiçeklerde inleştin

Dostlar seni unutur mu Veysel'im

 Ne haktan incindin ne de incittin

Taş ile geleni gül ile ittin

Koyunu kurdunan güderek gittin

Dostlar seni unutur mu Veysel'im

 Hak nurunu insanlarda aradın

Sabrı tarif ettin derde yaradın

Gönüllerde kaldın gözden ıradın

Dostlar seni unutur mu Veysel'im

Dopdoluydun gezdim dedin beyhuda

Bin göz vermiş sana Cenabı Hüda

Sen dostları unutmadın dünyada

Dostlar seni unutur mu Veysel'im

Kuru laf etmedin Mahzuni gibi

Gözünde berraktı deryanın dibi

Mustafa Kemal'in gerçek talibi

Dostlar seni unutur mu Veysel'im


 

İŞTE GİDİYORUM

İşte gidiyorum çeşmi siyahım

Önümüze dağlar sıralansa da

Sermayem derdimdir servetim ahım

Karardıkça bahtım karalansa da

 

Haydi dolaşalım yüce dağlarda

Dost beni bıraktı ah ile zarda

Ötmek istiyorum viran bağlarda

Ayağıma cennet kiralansa da

 

Bağladım canımı zülfün teline

Sen beni bıraktın elin dilinde

Güldün Mahzuni'nin berbat haline

Mervan'ın elinde parelense de

 

BAYRAM GÜNÜ

 

Bahar kış ile barışır

Güller biter bayram günü

Küskünler hak'ka varışır

Kinler biter bayram günü

 

İnsanın kökü derinde

Hak'kı vardır bir yerinde

Baykuşun bozgun dilinde

Bülbül öter bayram günü

 

Şu bizim köyler bucaklar

Bayramda dostu kucaklar

Hak'ka bakan kör ocaklar

Yanar tüter bayram günü

 

Der Mahzuni ahu zarım

Ahu zarım benim kârım

Hey bana küsen dostlarım

Artık yeter bayram günü

 

SAVULSUN GİTSİN

 

Ambargo mambargo dinleme gardaş

Gelin Amerika kovulsun gitsin

Üsleri müsleri çıksın burdan

Kendi toprağına savulsun gitsin

 

Bu herifler senden alır haşhaşı

Morfin eder sana açar savaşı

Boşuna vurmadan gardaş gardaşı

Bir bayram davulu çalınsın gitsin

 

Elin gavurunu boşa çagırma

Evdeki dövüşü ele duyurma

Seni senden, beni benden ayırma

Böyle bir memleket öğünsün gitsin

 

Bu topraklar bizimdir bizim olacak

Amerika bela buldu bulacak

Mahzuni bağımsız şehit kalacak

Yeter ki Türkiye'm dev olsun gitsin.

 

BULDUĞU ZAMAN

 

Gökte yıldız yerde ışık görülmez

Güneş doğup gündüz olduğu zaman

İnsanoğlu ara yerde sürünmez

Baş koyacak yastık bulduğu zaman

 

Çalışmadan yetim hakkını yeme

O kül kafan ile bilirim deme

Dağılır ordular, kalkar mahkeme

İnsanlık kavgasız kaldığı zaman

 

Bak ne hale koydun garip başımı

Zehir ettin ekmek ile aşımı

Boşa süslemeyin mezar taşımı

Mahzuni Şerif' im öldüğü zaman

 

ZALİMİN ZULMÜ VARSA

 

Karamanın koyunu

sonra çıkar oyunu

Ben artık seyredemem

devrilesi boyunu

 

Zalımın zulmü varsa

mazlumun allahı var

Ahım seni kül eder

vallahi billahi yar

 

At ölür meydan kalır

yiğit ölür şan kalır

Kör olası dünyada

can gider zaman kalır

 

Mahzuni bu rıhtıma

yanaşıyor son gemi

Düşenin dostu olmaz

bunu unutma emi

 

YORGUNUM BUGÜN

 

Ey doktor çekil başımdan

Gönlümden yorgunum bugün

O yar bana inanmıyor

Dargınım bugün, dargınım bugün

 

Geçen günüm aylar gibi

Eğilmişim yaylar gibi

Coşup giden çaylar gibi

Durgunum bugün, durgunum bugün

 

Bu yol gider vara vara

Etrafını yara yara

Eski sevdigim dostlara

Kırgınım bugün, kırgınım bugün

 

Der Mahzuni bile bile

Taşa tutu beni hile

Aşık oldum azraile

Vurgunum bugün, vugunum bugün.

 

CANANIM

 

Bana yücelerden seyreden dilber

Siyah kirpiklerin ok mu cananım

İnsaf et yüzünü yüzüme dönder

Istırabın sonu yok mu cananım

 

Gönül sevdi benim günahım nedir

Yandım ateşine bunca senedir

Mecnun'un derdinden derdim fenadır

Bu derdin dermanı yok mu cananım

 

Bu dünya misaldir çatısız hana

Ebedi kalmadı şah'a sultan'a

Deryanın içinde bir damla bana

Bu da Mahzuni 'ye çok mu cananım.

 

AĞLAMA

 

Kader böyle imiş böyle yazılmış

Gidiyorum kara gözlüm ağlama

Mezarımız gurbet ele kazılmış

Gidiyorum dudu dilim ağlama

 

Ceylan bakışını üzme boşuna

Kurbanlar olayım gözün yaşına

Keder yakışmıyor hilal kaşına

Gidiyorum kara gözlüm ağlama

 

Emanet eyledim benli kuzumu

Arkalarda koyma benim gözümü

Getir ver çalayım kırık sazımı

Gidiyorum kara gözlüm ağlama

 

Mahzuni Şerif 'im yollar göründü

Garip başım dertten derde büründü

Fadime'm duvağın yerde süründü

Gidiyorum kara gözlüm ağlama.

 

BARIŞAK

 

Ömrümün serdar'ı gönlümün şah'ı

Sana bu günlerde noldu barışak

Gönderme ardımdan ahu imamı

Bahar geldi bayram oldu barışak

 

Ben giderim gönül senden gitmiyor

Kuru çöl'de mavi sümbül bitmiyor

Küsenlere mevlam yardım etmiyor

Ömür bitti çile doldu barışak

 

Kara zülüflerin dökmüş kaşına

Ben seni sevmedim boşu boşuna

Gücenmek günahtır mezar taşına

Farzet ki Mahzuni öldü barışak

 

GERİ DÖN

 

Düşündükçe kan ağlıyor gözlerim

Onbeşinde bahar günüm geri dön

Birbirini tutmaz oldu sözlerim

Nerdesin pirim benim geri dön

 

Göçüm kalkmış Acemistan hoyunda

Sülalem sulanmış Dersim soyunda

Dünyaya gelmiştik Zeynel soyunda

Hemen gitme tatlı canım geri dön

 

Varıp gidip Elbistana karışsam

Ben kimim ki Yaradanla yarışam

Mahzuni'yem kırdım isem barışam

Yandı Kerem Aslı Hanım geri dön

 

ÇEKER GİDERİM

 

Ben de bir peygamber olmuş olsaydım

Birlik tohumunu eker giderdim

Önce yasaklardım kula kulluğu

İnsan Hak'tır deyip çeker giderdim

 

Bakmazdım zalimin gözü yaşına

Sabıra bağlamazdım boşu boşuna

İtikat etmezdim mezar taşına

Taş yerine çiçek eker giderdim

 

İnsan olduğu yön kıbledir bana

Ben böyle inandım çünkü insana

Çok sebeptir diye kavgaya kana

Bütün hududları söker giderdim

 

Cehalet insana pusudur pusu

Kolay bilinmiyor işin doğrusu

Hocam çekmeseydi ahret korkusu

Dünyaya bal gelir şeker giderdim

 

Mahzuni hüner yok şah'ın tacında

Aşk yanamaz cehennemin sacında

Son isim isterse dar ağacında

İnsan der boynumu büker giderdim.

 

DERMANIM MI VAR

 

Ben de şu dünyanın nesini sevem

Ovada savrulan harmanım mı var

Çıkıp seyran edem hangi yaylayı

He deyip kalkacak dermanım mı var

 

Anlamaz da garip gönlüm anlamaz

Mazlum öldürünce yiğit şanlanmaz

Ağardı saçlarım sözüm dinlenmez

Benim padişahtan fermanım mı var

 

Pare pare etti hakim yaramı

Şaşırdım dünyamı ak mı kara mı

Der Mahzuni neyim alır harami

Benim soyulacak kervanım mı var.

 

DOKUNMA KEYFİNE

 

Dokunma keyfine yalan dünya'nın

İpini eline dolamış gider

Gözlerinin yaşı bana gizlidir

Dertliyi dertsizi sulamış gider

 

Kimi hızlı gider uzun yol tutar

Kimi altın satar kimi pul yutar

Kimi soğan bulmaz kimi bal yutar

Kimi parmağını yalamış gider

 

Mahzuni bu nasıl yazı Mahzuni

Bazen Şerif olur Bazı Mahzuni

Yurdunda anasız kuzu Mahzuni

İnsanlık ardından melemiş gider

 

VASİYETİM

 

Ben Ölünce sevenlerim toplansın

Ağlamayıp benim sesim çalsınlar

Dualar etsinler kendi dilimden

Gökyüzüne kızıl ışık salsınlar

 

Ankarada yüklesinler dengimi

Berçenekte başlatmıştım cengimi

Nevşehire taşısınlar rengimi

Hacı Bektaşı şeyhine dalsınlar

 

İnanarak gittim yüce Allaha

Hüseyinle düştüm ah ile vaha

Yanlış imam elin vurmasın daha

Bir seyitle namazımı kılsınlar

Üstüme 'Bir Ozan Bektaşı' yazın

Ama yazıları derince kazın

Çekem diye şu beş taşın ayazın

Ara sıra kışın beni bulsunlar

 

İki fidan dikin selviden olsun

Cemler yapılırken yüreğim dolsun

Bir de bostan yapın altında kalsın

At yolcular karpuz kelek alsınlar

 

Yakın kaldı, yakın kaldı zamanım

İşte gidiyorum kaşı kemanım

Benim sevgiydi dinim imanım

Sevenlerim beni böyle bilsinler

 

Can taşıyan canlı mutlaka ölür

Değişir dünyadan başka şey gelir

Benim kim olduğum yavrular bilir

Ehlibeyt dünyası sahip olsunlar

 

Mahzuni asalet sözüne doydum

İnsanlık adına serimi koydum

Ben Ali'yi sevdim, Ali oğluydum

Bütün sevenlerim hoşça kalsınlar.

 




Gönderen = Hazal Koc

Arkadaşima Gönder >>           Sizden önce 170 kişi okudu.  
     



     
Yukarıdaki yazıya cevap yazmak için asagidaki formu kullanin
     


     
Cevap Formu
Adınız :
Email :
Cevabınız :
     


 
 

   

Sitemizde 20 kategoride 619 yazı 116567 defa okunmuştur.  

Copyright © 2008 Acılardeniz şiir sitesi                                                                                                                                               Tasarım: Ali Kılınç