Kategoriler
  - Yüreğimden Nameler (69)
  - Sizin Şiirleriniz (42)
  - Ünlü Şairlerimiz (65)
  - Halk Ozanları (21)
  - Türkü Hikayeleri (74)
  - Türkü Sözleri (27)
  - Müzik Bilgisi (17)
  - Kıssadan Hisseler (13)
  - Fıkıh Köşesi (14)
  - Köşe Yazıları (20)
  - Edebiyat (21)
  - Güzel Sözler (17)
  - Hikayeler (27)
  - Sanat (17)
  - Tarih (27)
  - Felsefe (50)
  - Sağlık (34)
  - Sözlük (23)
  - Makaleler (7)
  - Video ve Resim (34)
 


En Çok Okunan 10
  -  Akciğerlerin vücuttaki görevleri nedir ? (3570)
  -  Hey On Beşli (3492)
  -  Bedri Rahmi Eyüpoglu (3078)
  -  Acılar Denizi (2901)
  -  Ruh Sağlığı Ne Demektir ? (2584)
  -  Belalım (2461)
  -  Ortaçağ Avrupa Sanatı (2457)
  -  Sen Yoktun (2412)
  -  Sevgi (2344)
  -  Kritizm (1826)
 

En Son Eklenen 10
  -  Kücük Selmanin Prikolojisi. (183)
  -  Istemiyorum. (249)
  -  Sonbahar (249)
  -  Günaydin. (227)
  -  Gülüm... (245)
  -  ALLAHIM (223)
  -  Kara Bulutlar (206)
  -  Istasyon (231)
  -  Neden Hep Sen Varsın (228)
  -  Dertlerin Askiyim (248)
 

Dost Siteler
  -  Günlük Gazeteler
  -  Kim Kimdir
  -  Canlı TV
  -  Osmanlı Tarihi
  -  Tarihte Bugün Olanlar
  -  Kesintisiz Full Dizi izle
 
Anketler
Sitemizi Nasil Buldunuz ?
Google den

Arkadaştan

Banner Link

Tavsiye Öneri

 
 
     
Aşık Veysel

 

Hayatı ve Şiirleri

25 Ekim 1894'te Sivas'ın Şarkışla ilçesi Sivrialan köyünde dünyaya geldi. 21 Mart 1973'te yine Sivrialan'da yaşamını yitirdi. Çocukken çiçek hastalığı yüzünden bir gözünü, daha sonra bir kaza sonucu diğer gözünü kaybetti. Saz çalmayı öğrendi. Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan, Emrah, Dadaloğlu gibi halk ozanlarından etkilenerek türkü yorumu ve sazda ustalaştı. İki kez evlendi. 7 çocuğu oldu. Anadolu'yu kent kent dolaşıp şiirlerini sazıyla seslendirdi. Köy Enstitüleri'nde saz ve halk türküleri dersleri verdi. Ölüm nedeni akciğer kanseri. En güzel şiirlerinden bazılarını ölümünden hemen önce yazdı. Şimdi Şarkışla'da her yıl adına bir şenlik yapılır. Türkçesi yalındır. Dili ustalıkla kullanır. Tekniği gösterişsiz ve nerdeyse kusursuzdur. Yaşama sevinciyle hüzün, iyimserlikle umutsuzluk şiirlerinde iç içedir. Doğa, toplumsal olaylar, din ve siyasete ince eleştiriler yönelttiği şiirleri de var. Şiirleri, Deyişler (1944), Sazımdan Sesler (1950), Dostlar Beni Hatırlasın (1970) isimi kitaplarında toplandı. Ölümünden sonra Bütün Şiirleri (1984) adıyla eserleri tekrar yayınlandı.

 

DOSTLAR BENİ HATIRLASIN

 

Ben giderim adım kalır

Dostlar beni hatırlasın

Düğün olur bayram gelir

Dostlar beni hatırlasın

 

Can bedenden ayrılacak

Tütmez baca yanmaz ocak

Selam olsun kucak kucak

Dostlar beni hatırlasın

 

Açar solar türlü çiçek

Kimler gülmüş kim gülecek

Murat yalan, ölüm gerçek

Dostlar beni hatırlasın

 

Gün ikindi akşam olur

Gör ki başa neler gelir

Veysel gider adı kalır

Dostlar beni hatırlasın

 

ALA GÖZLÜ BENLİ DİLBER

 

Ala gözlü benli dilber

Bir gün gelsen bize doğru

Seni sevdim can ü dilden

Çekme kendini naza doğru

 

Ne pervam var ne de perdem

Sanma beni hali bir dem

Söyler seni teller her dem

Kulak versen saza doğru

 

Aşığa zülfükar isen

Gülşende güle zar isen

Hakikatli bir yâr isen

Ben geleyim size doğru

 

Gönülleri bir edelim

Gayrileri biz nidelim

İkimiz de bir gidelim

Yürüyelim ize doğru

 

Bir gün için feryadı zar

Bülbül eder her dem seher

Aç sinemi gel gör ne var

Arttı derdim yüze doğru

 

Kafi derdim bir derd katma

 

Veysel'i yabana atma

Kerem eyle çok uzatma

Kavuşalım yaza doğru


SEN BİR CEYLAN OLSAN

 

Sen bir ceylan olsan ben de bir avcı

Avlasam çöllerde saz ile seni

Bulunmaz dermanı yoktur ilacı

Vursam yaralasam söz ile seni

 

Kurulma sevdiğim güzelim deyin

Bağlanma karayı alları geyin

Ben bir çoban olsam sen de bir koyun

Seslesem elimde tuz ile seni

 

Koyun olsan otlatırdım yaylada

Tellerini yoldurmazdım hoyrada

Balık olsan takla dönsen deryada

Düşürsem toruma bez ile seni

 

Veysel der ismini koymam dilimden

Ayrı düştüm vatanımdan ilimden

Kuş olsan da kurtulmazdın elimden

Eğer görsem idi göz ile seni

 

YUMMA GÖZÜN KÖR GİBİ

 

Kambur felek sanki beni kayırdı

Eşten dosttan nazlı yardan ayırdı

Gizli sırrım memlekete duyurdu

Sanki benim bir ettiğim var gibi

 

Kimine at vermiş eştirir gezer

Kimine aşk vermiş coşturur gezer

Kimine mal vermez koşturur gezer

Sanki bunu zengin etmek zor gibi

 

Bir kısmına yayla vermiş köy vermiş

Bir kısmına büyük büyük pay vermiş

Sevdiğine güzellikle boy vermiş

Al yanaklar şule verir nur gibi

 

Birinin aklı yok deli divane

Bir kısmı muhtaçtır acı soğana

Bir kısmını zengin etmiş yan yana

Şimdi kendi saklanıyor sır gibi

 

Kimine saz vermiş çalar eğlenir

Kimi zevk içinde güler eğlenir

Veysel gözyaşlarını siler eğlenir

Yeter gayri yumma gözün kör gibi

 

UZUN İNCE BİR YOLDAYIM

 

Uzun ince bir yoldayım

Gidiyorum gündüz gece

Bilmiyorum ne haldeyim

Gidiyorum gündüz gece

 

Dünyaya geldiğim anda

Yürüdüm aynı zamanda

İki kapılı bir handa

Gidiyorum gündüz gece

 

Uykuda dahi yürüyorum

Kalmaya sebeb arıyorum

Gidenleri hep görüyorum

Gidiyorum gündüz gece

 

Kırkdokuz yıl bu yollarda

Ovada dağda çöllerde

Düşmüşüm gurbet ellerde

Gidiyorum gündüz gece

 

Şaşar Veysel işbu hale

Gah ağlaya gahi güle

Erişmek için menzile

Gidiyorum gündüz gece

 

SON ŞİİRİ

 

Selam saygı hepinize

Gelmez yola gidiyorum

Ne şehire ne de köye

Gelmez yola gidiyorum

 

Gemi bekliyor limanda

Gideceğim bir ummanda

Gözüm kalmadı cihanda

Gelmez yola gidiyorum

 

Eşim dostum yavrularım

İşte benim sonbaharım

Veysel karanlık yollarım

Gelmez yola gidiyorum

 

BEN GİDERİM SAZIM SEN KAL DÜNYADA

 

Ben giderim sazım sen kal dünyada

Gizli sırlarımı aşikar etme

Lâl olsun dillerin söyleme yada

Garip bülbül gibi ah ü zar etme

 

Gizli dertlerimi sana anlattım

Çalıştım sesimi sesine kattım

Bebe gibi kollarımda yaylattım

Hayali hatır et beni unutma

 

Bahçede dut iken bilmezdin sazı

Bülbül konar mıydı dalına bazı

Hangi kuştan aldın sen bu avazı

Söyle doğrusunu gel inkar etme

 

Benim her derdime ortak sen oldun

Ağlarsam ağladın gülersem güldün

Sazım bu sesleri turnadan m'aldın

Pençe vurup sarı teli sızlatma

 

Ay geçer yıl geçer uzarsa ara

Giyin kara libas yaslan duvara

Yanından göğsünden açılır yara

Yâr gelmezse yaraların elletme

 

Sen petek misali Veysel de arı

İnleşir beraber yapardık balı

Ben bir insanoğlu sen bir dut dalı

Ben babamı sen ustanı unutma

 

BENİM SADIK YÂRİM KARA TOPRAKTIR

 

Dost dost diye nicelerine sarıldım

Benim sadık yârim kara topraktır

Beyhude dolandım boşa yoruldum

Benim sadık yârim kara topraktır

 

Nice güzellere baılandım kaldım

Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum

Her türlü isteğim topraktan aldım

Benim sadık yârim kara topraktır

 

Koyun verdi kuzu verdi süt verdi

Yemek verdi ekmek verdi et verdi

Kazma ile döğmeyince kıt verdi

Benim sadık yârim kara topraktır

 

Ademden bu deme neslim getirdi

Bana türlü türlü meyva yetirdi

Her gün beni tepesinde götürdü

Benim sadık yârim kara topraktır

 

Karnın yardım kazmayınan belinen

Yüzün yırttim tırnağınan elinen

Yine beni karşıladı gülünen

Benim sadık yârim kara topraktır

 

İşkence yaptıkça bana gülerdi

Bunda yalan yoktur herkes de gördü

Bir çekirdek verdim dört bostan verdi

Benim sadık yârim kara topraktır

 

Havaya bakarsam hava alırım

Toprağa bakarsam dua alırım

Topraktan ayrılsam nerde kalırım

Benim sadık yârim kara topraktır

 

Dileğin var ise Allah'tan

Almak için uzak gitme topraktan

Comertlik toprağa verilmiş Hak'tan

Benim sadık yârim kara topraktır

 

Hakikat ararsan açık bir nokta

Allah kula yakın kul Allaha

Hak'kın hazinesi gizli toprakta

Benim sadık yârim kara topraktır

 

Bütün kusurlarım toprak gizliyor

Merhem çalıp yaralarım düzlüyor

Kolun açmış yollarımı gözlüyor

Benim sadık yârim kara topraktır

 

Herkim olursa bu sırra mazhar

Dünyaya bırakır ölmez bir eser

Gün gelir Veysel'i bağrına basar

Benim sadık yârim kara topraktır

 

GÜZELLİĞİN ON PAR'ETMEZ

 

Güzelliğin on par'etmez

Bu bendeki aşk olmasa

Eğlenecek yer bulaman

Gönlümdeki köşk olmasa

 

Tabirin sığmaz kaleme

Derdin dermandir yareme

İsmin yayılmaz aleme

Aşıklarda meşk olmasa

 

Kim okurdu kim yazardı

Bu düğümü kim çözerdi

Koyun kurt ile gezerdi

Fikri başka başk'olmasa

 

Güzel yüzün görülmezdi

Bu aşk bende dirilmezdi

Güle kıymet verilmezdi

Aşık ve maşuk olmasa

 

Senden aldım bu feryadı

Bu imiş dünyanın tadı

Anılmazdı Veysel adı

O sana aşık olmasa

 

GÖNÜL SANA NASİHATIM

 

Gönül sana nasihatim

Çağrılmazsan varma gönül

Seni sevmezse bir güzel

Bağlanıp da durma gönül

 

Ne gezersin Şam'ı Şark'ı

Yok mu sende hiç bir korku

Terkedersin evi barkı

Beni boşa yorma gönül

 

Yorulursun gitme yaya

Hükmedersin güne aya

Aşk denilen bir deryaya

Çıkamazsın girme gönül

 

Ben kocadım sen genceldin

Başa bela nerden geldin

Kahi indin kah yükseldin

Şimdi oldun turna gönül

 

Bazı zengin bazı züğürt

Bazı usta bazı sağırd

Bazı koyun bazı aç kurt

Her irenekten derme gönül

 

Veysel gönülden ayrılmaz

Kahi bilir kahi bilmez

Yalan dünya yârsiz olmaz

İster saçı sırma gönül

 

BU ALEMİ GÖREN SENSİN

 

Bu alemi gören sensin

Yok gözünde perde senin

Haksıza yol veren sensin

Yok mu suçun burda senin

 

Kainatı sen yarattın

Herşeyi yoktan var ettin

Beni çıplak dışar'attın

Cömertliğin nerde senin

 

Evli misin ergen misin

Eşin yoktur bir sen misin

Çarkı sema nur sen misin

Bu balkıyan nur da senin

 

Kilisede despot keşiş

İsa Allahın oğlu demiş

Meryam Ana neyin imiş

Bu işin var bir de senin

 

Kimden korktun da gizlendin

Çok arandın çok izlendin

Göster yüzünü çok nazlandın

Yüzün mahrem ferde senin

 

Binbir ismin bir cismin var

Oğlun kızın ne hısmın var

Her bir irenkte resmin var

Nerde baksam orda senin

 

Türlü türlü dillerin var

Ne acayip hallerin var

Ne karanlık yolların var

Sırat köprün nerde senin

 

Ademi sürdün bakmadın

Cennette de bırakmadın

Şeytanı niçin yakmadın

Cehennemin var da senin

 

Veysel neden aklın ermez

Uzun kısa dilin durmaz

Eller tutmaz gözler görmez

Bu acayip sır da senin

 

HAYALİ KARŞIMA GELDİ BU GECE

 

Bilmem hayal miydi yoksa düş müydü

Gönül arzusunu buldu bu gece

Yalın kılıç mıydı bir ateş miydi

İçerim koz ile doldu bu gece

 

Bilemedim gece ile gündüzü

Seçemedim güneş ile yıldızı

Mestane gözleri mestetti bizi

Aklımı başımdan aldı bu gece

 

Mah yüzüne bakma ile doyulmaz

Sıra sıra benleri var sayılmaz

Aşk meyinden içen aşık ayılmaz

Bilemedim bana noldu bu gece

 

Durmaz yanar gerçeklerin çırağı

Yakın olur ehl-i aşkın ırağı

Gölköy oldu Veysel'lerin durağı

Hayali karşıma geldi bu gece

 

ANAMA

Dokuz ay koynunda gezdirdi beni

Ne cefalar çekti ne etti anam

Acı tatlı zahmetime katlandı

Uçurdu yuvadan yürüttü anam

 Anaların hakki kolay ödenmez

Analara ne yakışmaz ne denmez

Kan uykudan gece kalkar gücenmez




Gönderen = Hazal Koc

Arkadaşima Gönder >>           Sizden önce 92 kişi okudu.  
     



     
Yukarıdaki yazıya cevap yazmak için asagidaki formu kullanin
     


     
Cevap Formu
Adınız :
Email :
Cevabınız :
     


 
 

   

Sitemizde 20 kategoride 619 yazı 116224 defa okunmuştur.  

Copyright © 2008 Acılardeniz şiir sitesi                                                                                                                                               Tasarım: Ali Kılınç