Kategoriler
  - Yüreğimden Nameler (69)
  - Sizin Şiirleriniz (42)
  - Ünlü Şairlerimiz (65)
  - Halk Ozanları (21)
  - Türkü Hikayeleri (74)
  - Türkü Sözleri (27)
  - Müzik Bilgisi (17)
  - Kıssadan Hisseler (13)
  - Fıkıh Köşesi (14)
  - Köşe Yazıları (20)
  - Edebiyat (21)
  - Güzel Sözler (17)
  - Hikayeler (27)
  - Sanat (17)
  - Tarih (27)
  - Felsefe (50)
  - Sağlık (34)
  - Sözlük (23)
  - Makaleler (7)
  - Video ve Resim (34)
 


En Çok Okunan 10
  -  Hey On Beşli (3153)
  -  Akciğerlerin vücuttaki görevleri nedir ? (2487)
  -  Bedri Rahmi Eyüpoglu (2405)
  -  Acılar Denizi (2243)
  -  Ruh Sağlığı Ne Demektir ? (1989)
  -  Sen Yoktun (1941)
  -  Sevgi (1933)
  -  Belalım (1925)
  -  Ortaçağ Avrupa Sanatı (1922)
  -  Aşık Feymani (1268)
 

En Son Eklenen 10
  -  Kücük Selmanin Prikolojisi. (63)
  -  Istemiyorum. (73)
  -  Sonbahar (76)
  -  Günaydin. (71)
  -  Gülüm... (78)
  -  ALLAHIM (78)
  -  Kara Bulutlar (58)
  -  Istasyon (69)
  -  Neden Hep Sen Varsın (64)
  -  Dertlerin Askiyim (68)
 

Dost Siteler
  -  Günlük Gazeteler
  -  Kim Kimdir
  -  Canlı TV
  -  Osmanlı Tarihi
  -  Tarihte Bugün Olanlar
  -  Kesintisiz Full Dizi izle
 
Anketler
Sitemizi Nasil Buldunuz ?
Google den

Arkadaştan

Banner Link

Tavsiye Öneri

 
 
     
Erzurumlu Emrah

 

 

Hayatı ve Şiirleri 

Emrah Erzurum’un Tambura köyünde doğdu. Doğum tarihi bilinmiyor.

Öğrenimini Erzurum’da yaptı. Hayatının bir kısmını gezilerle geçirdi.

Sivas, Kastamonu, Sinop, Konya, Niğde illerini dolaştı.

1854’te Niksar’da yaşamını yitirdi.

 

KOŞMA

 

Hazân ile geçti gülşeni bustan

Eyler dertli bülbül zâr garip garip

Haraba yüz tuttu bezmi gülistan

Ağla şimdengeru var garip garip.

 

Hançeri feleğin ucu ciğerde

Gittikçe artıyor yara bu serde

Diyarı gurbette tutuldum derde

Gel tabip yaramı sar garip garip.

 

Emrah bizim elin gonca gülleri

Açılmıştır öter dost bülbülleri

Ben sefil sergerdan gurbet elleri

Gezeyim bir zaman yâr garip garip.


 

DEYİŞ

 

Dedim: Dilber, sen de sevdakâr mısın?

Dedi: Senden evvel nâra ben yandım.

Dedim: Doğru söyle, bana yâr mısın?

Dedi: Sadık yârim, gönülde andım.

 

Dedim: Gel, ağyarı feramus eyle!

Dedi: Terkeyledim, gönlüm hoş eyle.

Dedim: Gam-ı aşkı sen de nuş eyle.

Dedi: Çoktan anı nus edip kandım.

 

Dedim: Germanına benler dizilmiş.

Dedi: Görenler bağrı ezilmiş.

Dedim: Mahmur musun gözler süzülmüş?

Dedi: Hâb-ı nazdan yeni uyandım.

 

Dedim: Emrah gibi var mı âşıkın?

Dedi: Elbet benim senin lâyıkın.

Dedim: Halinden bil bağrı yanığın!

Dedi: Bilmez idim, şimdi inandım.

 

GÖNÜL GURBET ELE ÇIKMA

 

Gönül gurbet ele çıkma

Ya gelinir ya gelinmez

Her dilbere meyil verme

Ya sevilir ya sevilmez.

 

Yöğrüktür bizim atımız

Yardan atlattı zatımız

Gurbet ilde kıymatımız

Ya bilinir ya bilinmez.

 

Bahçemizde nar ağacı

Kimi tatlı kimi acı

Gönüldeki dert ilacı

Ya bulunur ya bulunmaz.

 

Deryalarda olur bahri

Doldur ver içem zehri

Sunam gurbet elin kahrı

Ya çekilir ya çekilmez.

 

Emrah der ki düştüm dile

Bülbül figan eder güle

Güzel sevmek bir sarp kale

Ya alınır ya alınmaz.

 

TUTAM YÂR ELİNDEN TUTAM

 

Tutam yâr elinden tutam

Çıkam dağlara dağlara

Olam bir yaralı bülbül

İnem bağlara bağlara

 

Birin bilir birin bilmez

Bu dünya kimseye kalmaz

Yâr ismini desem olmaz

Düşer dillere dillere.

 

Emrah eder bu günümdür

Arşa çıkan tütünümdür

Yâra gidecek günümdür

Düşem yollara yollara.

 

BİR NAZENİN BANA GEL GEL EYLEDİ

Bir nazenin bana gel gel eyledi

Varmasam incinir, varsam incinir.

Nazik miyanından, ince belinden

Sarmasam incinir, sarsam incinir.

 

Kaşına çekilmiş kudret kalemi

Görmemiş dünyada derdü elemi

Her sabah her sabah verir selâmı

Almasam incinir, alsam incinir.

 

Yine görünüyor yârin illeri

Başımızda esen sevda yelleri

Yârın bahçesinde konca gülleri

Dermesem incinir, dersem incinir.

 

Nereden nereye sevmişim onu

Ateşi koymuyor yakıyor beni

Aşık Emrah sever böyle bir canı

Sevmesem incinir, sevsem incinir.

 

GENE BAHAR OLDU AÇILDI GÜLLER

 

Gene bahar oldu, açıldı güller

Bülbül-ü şeydalar bağlarda gezer.

Bir saçı Leylâ’ya meyil verenler

Elbet Mecnun olur, dağlarda gezer.

 

Ne sönmez ateştir aşkın ateşi

Gittikçe artırır serde savaşı

Yâr senin aşkından çeşmimin yaşı

Bahar seli gibi çağlar da gezer.

 

Emrah tek tıfıldan bağrı yanıklar

Bezm-i muhabbete kalbi sadıklar

Maşukundan cüda düşen âşıklar

Ruz-ü şeb ah eder ağlar da gezer.




Gönderen = Hazal Koc

Arkadaşima Gönder >>           Sizden önce 43 kişi okudu.  
     



     
Yukarıdaki yazıya cevap yazmak için asagidaki formu kullanin
     


     
Cevap Formu
Adınız :
Email :
Cevabınız :
     


 
 

   

Sitemizde 20 kategoride 619 yazı 76417 defa okunmuştur.  

Copyright © 2008 Acılardeniz şiir sitesi                                                                                                                                               Tasarım: Ali Kılınç