Kategoriler
  - Yüreğimden Nameler (69)
  - Sizin Şiirleriniz (42)
  - Ünlü Şairlerimiz (65)
  - Halk Ozanları (21)
  - Türkü Hikayeleri (74)
  - Türkü Sözleri (27)
  - Müzik Bilgisi (17)
  - Kıssadan Hisseler (13)
  - Fıkıh Köşesi (14)
  - Köşe Yazıları (20)
  - Edebiyat (21)
  - Güzel Sözler (17)
  - Hikayeler (27)
  - Sanat (17)
  - Tarih (27)
  - Felsefe (50)
  - Sağlık (34)
  - Sözlük (23)
  - Makaleler (7)
  - Video ve Resim (34)
 


En Çok Okunan 10
  -  Hey On Beşli (3149)
  -  Akciğerlerin vücuttaki görevleri nedir ? (2471)
  -  Bedri Rahmi Eyüpoglu (2400)
  -  Acılar Denizi (2239)
  -  Ruh Sağlığı Ne Demektir ? (1977)
  -  Sen Yoktun (1940)
  -  Sevgi (1930)
  -  Belalım (1923)
  -  Ortaçağ Avrupa Sanatı (1912)
  -  Aşık Feymani (1266)
 

En Son Eklenen 10
  -  Kücük Selmanin Prikolojisi. (56)
  -  Istemiyorum. (70)
  -  Sonbahar (71)
  -  Günaydin. (69)
  -  Gülüm... (77)
  -  ALLAHIM (76)
  -  Kara Bulutlar (56)
  -  Istasyon (65)
  -  Neden Hep Sen Varsın (60)
  -  Dertlerin Askiyim (67)
 

Dost Siteler
  -  Günlük Gazeteler
  -  Kim Kimdir
  -  Canlı TV
  -  Osmanlı Tarihi
  -  Tarihte Bugün Olanlar
  -  Kesintisiz Full Dizi izle
 
Anketler
Sitemizi Nasil Buldunuz ?
Google den

Arkadaştan

Banner Link

Tavsiye Öneri

 
 
     
Kızım Büyüdü

 

 

Hayatta aile çok önemlidir. Aile bir ağaçtır.

Fakat meyvesiz ağaç kuru çöl topraklarına benzer. Ben de anne ve babayı ağaç çocukları meyve olarak düşünmüşümdür her zaman.
Eşimle evlendiğimde bir çocuğum olacak mı diye kafamdaki soru işaretlerini gittikçe büyütüyordum. Ve bir kızım olmuştu. Henüz karnımdaydı.

Düşündüğüm minik elleri, minik gözleri ve bana anne diyecek minnacık ağzıydı.

Oysa gençliğini aklıma bile getirmiyordum; çünkü o da diğer arkadaşlarımın genç kızları gibi terbiyeli, nazik ve bana bağlı olacaktı. Buna körü körüne inanmıştım.
Ve sonunda istediklerim oldu kızımın minnacık elleri ayakları bana annem diyen ağzı ve benim sıcacık kokumu koklayan minnacık burnu vardı.

Ve kızım sonunda büyüdü. Derslerini, arkadaşlarını hatta tanıdığı herkesin doğum gününü aklında tutabilen bir kızım vardı. Yalnız bir şeyi hep unutuyordu.

Bana anne demeyi. Ne kadar acı!
Ve kızımın kan kanseri olduğunu öğrendiğim zaman kızım evi temiz bulsun diye camları siliyordum.

Kızımın doktoru bana lösemi olduğunu söyleyince telaştan camdan aşağı düştüm.
Gözlerimi açtığımda hiçbir şey hatırlamıyordum.

 Elimi tutan saçları çok az, başında bir şapkası olan kız çocuğu bana anne diyordu.

 Çevremdeki yabancı insanlarda bana onun kızım olduğunu söylediler.

 İnanmadım bana benzemiyordu. Evimde yaşıyordu.
Yağmurlu havada belki bir gelişme olur diye yürümeye çıktım.

 Artık saçları hiç kalmamış o küçük lösemi kızını da yanıma aldım.

Kaybolur falan diye elini tutuyordum. Dalgınlıkla şemsiyemi almayı unutmuştum.

 Ama o kız başındaki yeşil şapkayla ıslanmıyordu. Gözünden yaşlar süzülüyordu.

 O havada bana masumca şapkasını çıkarıp “Al annecim sen ıslanmayasın ben ıslansam da olur çünkü ıslandığım zaman bunu senin için yaptığımdan hiç üzülmem”. Al annecim al dediği anda onun benim kızım olduğuna körü kürüne inanmıştım.

 Boyu benim kadardı sen tak kızım dememe rağmen o minik şapka ikimizi de ıslatmıyordu.

 Ama gözlerimiz sel olmustu.





Gönderen = Nurseda

Arkadaşima Gönder >>           Sizden önce 116 kişi okudu.  
     



     
Yorum :Feyzacım bu güzel yorumun için çok teşekkür ederim.

Gönderen : Nurseda, Tarih : 2009-07-05

Yorum :çooook güzel olmuş tebrikler nurseda

Gönderen : feyza, Tarih : 2009-07-04

     


     
Cevap Formu
Adınız :
Email :
Cevabınız :
     


 
 

   

Sitemizde 20 kategoride 619 yazı 76132 defa okunmuştur.  

Copyright © 2008 Acılardeniz şiir sitesi                                                                                                                                               Tasarım: Ali Kılınç