|
| Anketler |
Sitemizi Nasil Buldunuz ?
|
| |
| |
|
| |
|
|
Kücük Selmanin Prikolojisi.
Selma, 6 çocuklu bir ailenin dördüncü çocuguydu, bana geldiginde 8 yasindaydi.
Selmanin onu psikolojik olarak susmaya
iten, geçici konumazlik dedigimiz sürece getiren olaylar
ben yanindayken baslamisti.
Selma, ben kardesi, anne ve babasiyla kendi halinde
normal bir
yasam sürerken , bir gün annesi hastalaniyor. O dönemlerde
ben yanlarindaydim. Kendisinden büyük iki abla, bir agabey ve kendisinden
küçük iki kardesi daha var.. Küçük kardesin yeni dogdugu dönemde
anne ciddi saglik sorunlariyla karsilasiyor. Uzun süre
tedavi görüyor. Yogun ugraslara ragmen iyilesemiyor.
Hastane ortamindan
evine gidip son günlerini evinde huzur içinde yasasin diye
doktorlar tarafindan eve gönderiliyor. Birkaç ay evde
babaanne , hala ve benzeri yakin akrabalarin yardimiyla yatiyor.
Birgün hayata gözlerini kapatiyor.
Anneye en fazla ihtiyaç duyulan dönemde anne, Selmanin
hayatindan çikip gidiyor.
Aradan 1,5 yil geçiyor. Kendi hallerinde bir sekilde
yasamaya alisiyorlar.
Büyük kizlar evde yemek yapip, en küçük
çocuklara annelik yaparken, Selma babasiyla birlikte dükkanda çalisiyor.
Dükkanlar evin hemen alt katinda oldugu için baba endise
duymadan is hayatina devam ediyor. Cocuklarini kimseye
muhtac etmeden yük etmeden idare ediyor.
Bir gün ablalar ve agabey, kardeslerini alarak yakin
akrabalarna gidiyorlar.
Selma babasinin yanindan ayrilmiyor. cok israr ediyorlar ama
istemedigi için gitmiyor.
Babasi da gitmemesine ses çikarmiyor. ögleden sonra baba
kiz dükkan temizlemeye basliyorlar. Selma babasinin istedigi
gibi her yeri bir güzel temizleyip süpürüyor. Daha sonra radyoyu
açiyor. Müzik dinlemeye basliyor. Ancak disardan gelen sesler
nedeniyle müzigi duyamadigiً için, sesini iyice açiyor. Babasida müzigin sesini kismasini istiyor.
Selma, babasinin söyledigini duymamis gibi yapiyor.
Hani çocuklar sIklIkla yaparlar ya.. Bir süre sonra babasi,
tekrar söylüyor. Yüzü asiliyor. Selma, gidip gelip
babayi kontrol ediyor geçti mi diye.
Babasi basagrisina dayanamayarak eve ilaç almaya çikiyor.
Sicaktan bunaldiًn,
kendini kötü hissettigini söylüyor. Dükkana dikkat
etmesini hemen bir agri kesici alip gelecegini de ekliyor.
Eve çikiyor. Aradan epey zaman
geçmesine ragmen baba yok.
Bekliyor baba yok. Merak edip yukariya babasina bakmaya
çikiyor. Eve giriyor.
Babasina sesleniyor. Cevap yok. Tam oturma odasina
giriyor ki babasi o anda
Selmanin gözleri önünde kalp krizi geçirmeye basliyor.
Selma babasinin çirpinmalarina, sahit oluyor.
Babasi son nefesini verip yerde cansiz yatarken,
uyandirmaya çalisiyor. Babasi uyanmiyor...
Camdan asagiya dogru bagirmaya basliyor:
Imdat.. Babama birsey oldu... Yardim edin!..Kisa süre
içinde ev mahalle halkiyla doluyor...
Cenaze islemleri bitince 1,5 yil ِönce anneleri ِölen bu alti
kardesin ne olacagi
tartimasi basliyor.. kimi yanimiza alalim", kimi "yuvaya
verelim", kimi de "hepsine birden nasil bakacagiz" diyor.
En sonunda akrabalar aralarinda anlasiyorlar."herbirimiz birisini
alalim. Böylece çocuklar yurtlarda perisan olmaz, arada sirada
da olsa birbirlerini görürler." Diye düsünüyorlar. Selmayi çok
sevdigi halasi aliyor. iki yildir Selma yanlarinda ve hiç
konusmuyor.
Duyduklarm beni çok etkilemisti. Daha öِnce gidilen
uzmanlarin
isimleri beni endiselendirmisti. Bir yandan da bir seyler yapabilirim
belki diye düsünmeden edemiyordum.
Hikayesinden çok etkilendigim bu kizi merakla bekliyordum.
Halasi olan biteni tek tek anlatti.
"Gelinimiz ve agabeyimin ِölümünden sonra ben de onu bir türlü mutlu edemedim. iki yildir yüzü hiç gülmüyor.
Kendiliginden hiç bir sey yapmiyor. Sadece konusmasa neyse ama sanki
kurulmus bir robot gibi.ِörnegin sofraya oturup yemek
yiyecegiz " Hadi Selma sofraya otur!" diyoruz oturuyor. Hadi Selma artk
kalkabilirsin demeden kalkmiyor. önceleri aldirmadik. Baktik
olmadi karsimiza aldik uzun uzun konustuk
anlattik. Ona evimizin bir kizi oldugunu, evdeki herkes
kadar her seye hakki oldugunu... hiçbirisi fayda etmedi.
Zamanla öfkelenip inadini kirmak için bazi taktikler uygulamaya basladik.
Sofra hazir olunca gel otur demedik, aç kaldigi günler oldu. Ya da artik
kalkabilirsin demedik saatlerce sofrada oturdu. Hadi artik uyu
demedik , sabaha kadar
koltukta ِöyle oturdu. Vicdanin yoksa söyleme..."
Onunla yaptًim ilk seans dün gibi aklimda. Hal hareketleri
dinlemiyorum gibi ama tsaklidan bakislarini bana cevirdigini
hissettigim tavirlar.
- Biliyor musun ben seni çok sevdim
- ......
- Vallahi çok ciddiyim, çok sevdim.
- .....
- Ne güzel hiç konusmuyorsun, diger çocuklar gibi kafam
Gözlerimin içine bakip gülümsemesini saklamak ister gibi
dudaklarini isirarak basini salladi.
- Biliyor musun bazen çocuklarin hayatlarinda bazi seyler
yolunda gitmiyor,
benim isimse bunlar yoluna koymak. Beni dinledigini biliyorum ..
hatta benimle konustugunu bile hissediyorum. Cocuklar benden
yardim isterler,
ben de onlara yardim ederim. Bu hep böyle oldu.
- .......
- Ama suan Sana yardim etmeyi ben
istiyorum. Eger bana yardim edersen , izin verirsen seni susturan seyin ne
oldugunu bulurum. Gerçekten... inan bana...izin verir misin?
Basini salladi Evet bana salladi -
Elimde bazi resimler var, o resimleri cocuklara
gösteriyorum onlar da bana resimlerle ilgili hikayeler anlatiyorlar.
Onlar bana hikaye anlatnca ben de onlarn mutlu olmasn saًlyorum.
Yani bütün sir hikayede. Biliyorum sen konusmuyorsun. Ama hikaye
anlatmak istersen, konustugunu kimseye söylemem.
Bu ikimizin sirri olur. Anlastikmi?
Bir süre düsündü. Bansini saga sola salladi. Evet le hayir
arasinda gidip geliyordu.
Birden evet anlamina gelecek sekilde bansini salladi.
Karsimdaydi... ben ona resimleri gösteriyordum o da bana
hikayeler anlatiyordu. ikimiz bittiginde ona çok tesekkür ettim.
Anlattiklarini analiz etmeye bile gerek yoktu. O kadar saf, o
kadar temiz, o kadar temizdiki..
Selmanin bilinçalti karmakarisikti..
Iste Selmanin analizden geçmesine bile gerek birakmayan, halasini
dinlerken gözyaslarina bogulan, beni analiz yaparken hiçikiriklara bogan
hikayesi...
"Bir varmis bir yokmus, bir zamanlar bir ülke varmis. Bu
ülkede
anne babasiyla yasayan çok mutlu çocuklar varmis cocuklar
kardes kardes hep oynarlarmis, anne babalar onlara hiç kizmazlarmis.
Bir gün bu çocuklarn annesi hastalanmis cocuklar çok üzülmüs. Ama
kimse çocuklarn üzüldüًünü anlamam. Anneyi hep hastaneye
götürmüler. ilaçlar vermisler. Hem de aci aci ilaçlar. Anne,
sirf çocuklarini yalniz birakmamak için içmis bütün o aci ilaçlar.
Cocuklara hep annelerinin iyilesecegi söylenmis. Bir gün
anneyi eve getirmisler.
Cocuklar anne geldi diye çok mutlu olmuslar. Anne hep yatakta
yatmaya baslamis. Artik cocuklarina yemekler yapamiyormus cocuklar çok üzülmüsler.
Annelerinin yaninda oyunlar oynamaya baslamislar. Annelerinin
yaninda niye oynuyorlarmis biliyor musun ? Anneleri
eglensin diye. Ama babaanneleri hep kiziyormus onlara.
"Gürültü
yapip durmayn. Anneniz zaten sizin yüzünüzden hastalandi" diye.
Cocuklar çok yaramazlik yapti diye anne hastalanmis meger. cocuklar da anne
iyilessin diye onu eglendirmek istiyorlarmis ama kimse
anlamiyormus. herkes çocuklarini azarlayinca anneleri de cok
üzülüyormus..
Birgün anne ِölmüs. Herkes aglamis cocuklar annenin neden
Yaramazlk yaptilar diye. cocuklar evde babalariyla yasamaya baslamislar.
Bir gün anane gelip yemek yaparken, çocuklar gürültü
yapmislar.
Anneanne onlara kizim "kizim sizin yüzünüzden hasta oldu. Hiç
annenizin sözünü dinlemediniz hasta ettiniz
kizimi. Sizin yüzünüzden de ِöldü. Sözümü dinlemeyip
gürültü yapar, çok konusursanz
beni de öِldürüp ortada kalacaksiniz. Kim bakacak size?"
demis.
Bir gün Selma , babasiyla dükkanda oturuyormus. Ablalari
kardesleri amcalarina gitmisler. selma babasinin yanindan
ayrlmak istememis. Hiç gürültü yapmadan hep babasina yardim ediyormus.
Anneleri çocuklar evde yokken hastalanmisya. Babasi yalniz
kalir hastalanir diye yalniz birakmak istemiyormus. Babalari çocuklarina
hiç kizmiyormus zaten. Gürültü yaptiklarinda bile.. Selma dükkanda
babasina yardm etmis, her yeri mis gibi yapmis.
Elleri de acm biraz. Radyoyu açmis. Babasinin basi agrimis. "Kizim kapat sunun
sesini" demis. Selma duymus ama duymamazliktan gelmis.
En sevdigi müzikler varmis.
Babasi biraz sonra eve gitmis ilaç alip gelecekmis. Gitmis
gelmemis.
Selmanin aklina hemen anneannesiyle babaannesinin
söyledikleri gelmis. Annesi zaten cocuklarinin yaramazligi yüzünden ölmüstüya.
Selma çok korkmus eve çikmis. Babasini aramis. Odaya girince bi
bakmis, babasi biseyler yapiyor. Selma çok korkmus. Babasi
Selmaya "git"
der gibi isaretler yapmis. Selma gitmemis. Babasi yerde
uyumaya baslayinca uyandirmaya çalismis.
Uyandiramayinca aglamaya balayip komsulari cagirmis.
Sonra ev kalabalik olmus. Selma kimseye söyleyememis ama çok
üzülmüs.. babas " git " dedigi halde gitmemis. Yine babasinin sözünü dinlememis.
Eger gitseydi, müzigin sesini açip babasinin bansini agritmasaydi babasi ِölmeyecekti.
Selmanin yüzünden ِöldü.
Akrabalar çocuklari paylasmislar. Selma ablalarindan ayrilmak
istememis. Küçük kardesini de çok seviyormus. Halasi yanina
gelip "kizim sen artik benim kizimsin bizimle yasayacaksin"
demis. Selma çok mutlu olmus öyle mutlu olmuski, halasini
çok seviyormus, istedigi zaman kardeslerime götürürler, diye
düsünmü.. Halasinin evine gidince "artik bunlar benim yeni
anne babam" demis kendi kendine. Ama birden korkmaya baslamis.
"Annemle babam ben öِldürdüm. Yaramazlk yaptim sözlerini dinlemedim.
Yeni annemi babam çok seviyorum . Ya onlara da bisey olursa ben ne yaparim.?
" Sonra aklina bisey gelmis. Gece yatmadan ِönce yataginin basucuna oturup dua etmeye baslamis.
"Allahim .. ben çok yaramaz bir kizim. Annem babam benim yüzümden öِldü.
Halamlar çok iyi insanlar. Ne olur benim yüzümden onlar da yanina alma.
Eger onlar da ailrsan ben kimin yaninda kalirim?
Ne olur Allahim bana yardim et. Hiç konusmamam için bana yardim et.
Ne zaman gürültü yapip söz dinlemesem annem babam ِölüyor.
Hep susmam için bana yardim et Allahim. Ne söylerlerse yapacagim, onlar söylemeden hiç bisey
yapmayacagim... ne olur onlar benden alma!.."
O günden sonra Selma hiç konusmamis. Gülmemis. "Eger
gülersem evde gürültü olur, baslari agriyip " diye korkmus. Hep susmus..
Hikayesi bitince Selma gözlerimin içine bakti ve ekledi;
"Biliyor musun? Hala her gece dua ediyorum. Allahim nolur konusmayayim, konusmamam için bana yardim et! Diye.
Bazen çok mutlu oluyorum. O zaman çok korkuyorum sevinçten çigًlik atarim da gürültü olur, annem ِölür diye.
" O küçük bedeniyle ne kadar büyük bir görev üstlenmisti.
Kaçimiz en konuskan, en geveze çagimizda kendimizi susturmayi basarabiliriz ki?
Kaçimiz bir dondurma alindiginda bile sevinç çigliklar atabilecekken, bu yogun duyguyu bastirip susmaya devam edebiliriz ki?
Kaçimiz? Bu kadar sever... bu kadar deger veririzki ??.
Gönderen =
Cigdem Tosun
|
| |
|
|
| |
|
|
|
Yukarıdaki yazıya cevap yazmak için asagidaki formu kullanin
|
| |
|
|
|
|