Kategoriler
  - Yüreğimden Nameler (69)
  - Sizin Şiirleriniz (42)
  - Ünlü Şairlerimiz (65)
  - Halk Ozanları (21)
  - Türkü Hikayeleri (74)
  - Türkü Sözleri (27)
  - Müzik Bilgisi (17)
  - Kıssadan Hisseler (13)
  - Fıkıh Köşesi (14)
  - Köşe Yazıları (20)
  - Edebiyat (21)
  - Güzel Sözler (17)
  - Hikayeler (27)
  - Sanat (17)
  - Tarih (27)
  - Felsefe (50)
  - Sağlık (34)
  - Sözlük (23)
  - Makaleler (7)
  - Video ve Resim (34)
 


En Çok Okunan 10
  -  Akciğerlerin vücuttaki görevleri nedir ? (3555)
  -  Hey On Beşli (3488)
  -  Bedri Rahmi Eyüpoglu (3070)
  -  Acılar Denizi (2892)
  -  Ruh Sağlığı Ne Demektir ? (2565)
  -  Belalım (2454)
  -  Ortaçağ Avrupa Sanatı (2444)
  -  Sen Yoktun (2405)
  -  Sevgi (2339)
  -  Kritizm (1811)
 

En Son Eklenen 10
  -  Kücük Selmanin Prikolojisi. (181)
  -  Istemiyorum. (246)
  -  Sonbahar (247)
  -  Günaydin. (225)
  -  Gülüm... (237)
  -  ALLAHIM (221)
  -  Kara Bulutlar (203)
  -  Istasyon (226)
  -  Neden Hep Sen Varsın (222)
  -  Dertlerin Askiyim (244)
 

Dost Siteler
  -  Günlük Gazeteler
  -  Kim Kimdir
  -  Canlı TV
  -  Osmanlı Tarihi
  -  Tarihte Bugün Olanlar
  -  Kesintisiz Full Dizi izle
 
Anketler
Sitemizi Nasil Buldunuz ?
Google den

Arkadaştan

Banner Link

Tavsiye Öneri

 
 
     
Sözlük Z

 

Z

Zağ: Karga.
Zahit: Süs ve makamlarından feragat eden kimse. Sofi.
Zahm: Yara.
Zahman: Vatan, ülke, bir kimsenin doğup büyüdüğü yer.
Zail: Sona eren, devamlı olmayan, geçen.
Zalım: Zalim.
Zar çekmek-zarı çekmek: Acı çekmek: ağlamak, inlemek.
Zar etmek: Ağlamak.
Zar: Ağlama, inleme.
Zara-çalmak: Ağlatmak, inletmek.
Zara-salmak: Ağlatmak, inletmek.
Zarılanmak: Acı çekerek ağlamak, inlemek.
Zarıncı: Yatalak hasta.
Zeher: Zehir.
Zehrimar: Yılan zehiri.



     

     
Sözlük Y

 

Y

Yad ölke: Yabancı ülke, yabancı diyar.
Yadet: Hatırla.
Yad-yad: Yabancı.
Yağı: Düşman, hasım.
Yağlık: Büyük mendil, çevre.
Yahşı: İyi güzel, çok güzel.
Yakaram: Yakarım, yandırırım.
Yalçın: Laçin, benekli doğan.
Yaldak: Yalancı, aldatıcı.
Yalguz: Yalnız, tek başına.
Yan vermek: Arka çıkmak, desteklemek.
Yanağın zencirlenmesi: Yanağın kızarması, al al olması.
Yanah: Yanak.
Yanaknan: Yanak ile.

 



     

     
Sözlük V

V

Vade gelmek: Ömrün dolması, ömür süresinin dolması.
Va'de gelüben: Günün biter, ömrüm dolarsa.
Vade: Ömür, ömür süresi.
Vaha : Çöllerde çoğu kez yüze çıkan yer altı sularının yarattığı ve önemi suyun niceliğine bağlı olarak değişen tarım veya yerleşme bölgesi.
 
Vahdet: Yalnızlık, teklik, birlik.
Vahşet: Vahşilik.
Vahtıdır: Zamanıdır.
Vakt: Vakit, zaman.
Vaktında: Vaktinde, zamanında.



     

     
Sözlük U-Ü

 

U-Ü

Uca: Yüce, yüksek, yüksek yer.
Ucalanmak: Büyümek, boy atmak.
Ucalık: Yücelik, saygınlık.
Ucalmak: Yükselmek, yücelmek.
Ucasına: Yükseğine, yücesine.
Ucun ucun: Gizli gizli, bir yandan da...
Uçmak: Cennet.
Uğrun: Gizli.
Ukba: Ahret.
Ulak: Haberci.
Ulanmak: Ulaşmak, kavuşmak, eklenmek.
Umar: Çare.
Umdurmak: Ummasını sağlamak.
Umman: Büyük deniz, engin deniz, okyanus.
Umman: Engin deniz, okyanus.



     

     
Sözlük T

T

Tağ: Kavun, karpuz gibi bitkilerin gövdeleri ve yerde kayılan kolları, dalları­.
Taharetsiz: Temizlenmemiş, pis.
Tahayyüm: Acıma, rahmet kılma.
Tahayyür: Hayale getirme, hayalde canlandırma.
Tahça: Duvar rafı, duvara çakılmış kapaksız küçük dolap.
Tahir: Temiz.
Taht-ınan: Taht ile, tahtla.
Talak: Boşama.
Talan: Yağma.
Talanmak: Yağmalamak, yağma edilmek.
Talip: İstekli.



     

     
Sözlük S

S

Saba: Gün doğusunda esen hoş ve latif rüzgar.
Saba: Yazın kuzeydoğudan esen hafif rüzgar, tanyeli.
Sabbah: Sabah.
Sadağa: Sadaka.
Sadr: Her şeyin evveli ve başlangıcının en iyisi, kalp, göğüs, ön.
Safi: Katışıksız, temiz, süzülmüş.
Sağ: Sağlam, canlı, diri.
Sağalmadı: İyileşmedi.
Sağalmak: İyileşmek.
Sağalmıştır: İyileşmiştir, iyileşti.
Sağınnan: Sağndan, sağ yanından.
Sağolmaz: Sağalmaz, iyileşmez.
Sahat Çukuru: Çukur Sa'd-Saat Çukuru. Doğusu Erivan, güneyi Iğdır olan çukur bölge. Adını XIV. yüzyılda yaşamış olan Türkistan beyi Sa'ad'dan alır.




     

     
Sözlük R

 

R

Rah: Yol, tarz, usul.
Rah-ı Halık: Allah yolu.
Rahim Şah: Emrah ile Selbihan hikayesinin bir Erciş kolunda Selbihan'ın babası
Rahm eylemek: Acımak, esirgemek.
Rahm: Acıma, koruma, esirgeme.
Rah-nüma: Kılavuz.
Raz: Gizli sır, sır gibi saklı şey.



     

     
Sözlük P

 

P

Paca: Baca.
Pahıl: Kıskanç.
Pak: Temiz, saf, katıksız.
Para para: Parça parça.
Para: Pare, parça.
Paralamak : Parçalamak.
Pare pare: Parça parça, küme küme.
Parlı: Parlak, ışıldayan, göz kamaştırıcı.
Pars: Farsça.
Pay pay olmak: Bölünmek, bölüşülmek, paylaşılmak.
Pay: Parça, düşer.



     

     
Sözlük O-Ö

 

O

Od: Ateş.
Oğramak: Uğramak.
Oğru: Hırsız, uğursuz.
Oğrun: Gizli.
Ohullar: Okurlar.
Ohumak: Okumak.
Ohur: Okur.
Oladım: Olaydım, olsaydım.
Olam: Olayım.
Olannar: Olanlar.
Olar: Olur.



     

     
Sözlük N

 

N

Naciler: Kurtulmuşlar, esenlik ve saadete kavuşanlar.
Naçar: Çaresiz, umarsız.
Naçaram: Çaresizim, umarsızım.
Naçarımı: Çaresizliğimi.
Nadan: Cahil, bilmez, haddini bilmez, kaba, terbiyesiz.
Nail olmak: Erişmek. Kavuşmak, ulaşmak.
Nail: Erişme, ulaşma.
Nakkaş: Süsleme sanatkarı, usta.
Nale: İnilti.
Name: Mektup, kitap, mecmua.
Namert: Mert olmayan, alçak.
Nan: Ekmek, yiyecek.
Nar: Ateş, tamu. [Mec.] Meme.
Nara çalmak: Ateşe atmak.
Nara salmak: Ateşe atmak.
Narh: Fiyat.



     

     
Sözlük M

 

M

Mağrib: Mağrip, batı.
Mah: Ay.
Mahbup: Sevilen, sevgili.
Mahı: Balık.
Mahıtaban: Parlayıcı, parlak ay.
Mahi göz: Mahveden göz.
Mahi: Mahveden.
Mahim: Ay yüzlü sevgilim.
Mahpara: Mahpare, ay parçası, ay benzeri.
Mah-pare: Ay parçası gibi olan sevgili.
Mahraba: Büyük mendil, erkek mendili.
Mahrama: Mendil.
Mahzun: Üzgün, üzüntülü.
Mahzun: Üzüntülü, kederli, tasalı.
Mail olmak: Meyli olmak, ehli olmak.
Mail: Ehil, meyil.



     

     
Sözlük L

L

La: Olmaz, olumsuzluk eki.
Laçın-laçin: Benekli doğan, benekli boz-gök-doğan.
Lain ü gümrah: Lanetlenmiş ve yolunu şaşırmış.
Lain: Kovulmuş, nefret kazanmış, istenilmeyen.
Lal: Dilsiz, söz söylemeyen.
Lasi: Leş.
Lat: Arapların İslam öncesi putlarından biri.
Lat-ı mehatı: Putlar.
Lavaş: Yufka ekmek.
Leb: Dudak.
Leblerinnen: Dudaklarından.
Lengi har: Topal eşek.
Lengi: Topallık, aksaklık.
Lenterani: (sen) beni göremeyeceksin.
Leşker: Asker
Levh: Üstüne yazı yazılan düz taş veya tahta, levha.
Levh-i mahfuz: Bu ve bundan önceki ayette, şerefli, yüce Kur'an korunmuş levhte bulunduğu bildirilir.



     

     
Sözlük K

 

K

Kable en temüti: Ölmeden evvel ölünüz.(Hadis-i şerif),(Alevi-Bektaşi yolunda bir ön koşul).

Kad: Boy.
Kada: Kaza, kötülük, yıkım, ilenç.
Kadem Basmak: Ayak basmak, varmak.
Kadem: Ayak. Adım. Metrenin üçte biri kadar olan uzunluk. Oniki parmak uzunluğu, yarım arşın. Uğur.

Kadim: Ayak basan. Ulaşan, varan. Devamlı.
Kadir Mevla: Gücü sonsuz Tanrı.
Kaf ü nun: Kün. Tanrı'nın yaratma eylemini başlatan ''kon'' (ol) buyruğunu anlatan ''k'' (kaf) ve ''n'' (nun) harflerinin birlikte söylenişi.

Kaf: Söylence ve masallara göre yerküreyi çevreleyen zümrüt dağ. Kafdağı. Kafda koymak: Mutluluğa, esenliğe kavuşturmak.
Kafdan Kafa hükmetmek: Kafdağı'ndan Kafdağı'na; yer kürenin bir ucundan bir ucuna hükmetmek.



     

     
I - İ

 

I-İ


Ilgar: Verilmiş söz, ant.
Irağ: Irak, uzak.
Irak: Irak, uzak.
Irgalamak: Yerinden oynatmak, sallamak, sarsmak.
Irk-ı tahir: Irkı temiz.
Irma: Uzaklaştırma, kaybetme.
Issı: Sıcak.


İ

İbadet: Tanrı buyruklarını yerine getirme, Tanrı'ya yönelik saygı davranışı, tapmma, kült.
İblis: Şeytan.
İçerem: İçerim.
İçmeyem: İçmeyeyim.
İçün: İçin.
İflah etmez: Ondurmaz.
İflah eyler: Ondurur.
İflah: Onma, zor durumdan kurtulma, iyi duruma gelme.
İgit: Yiğit, erkişi.
İğenli: Güzel kokulu.
İğva: Hırsmı uyandırma, kışkırtma.



     

     
Sözlük H

 

H

Hab: Gizli, saklı.
Habar etmek: Haber göndermek, haber salmak, haber iletmek.
Habar: Haber.
Haber eylemek: Haber göndermek, haber vermek.
Hab-ı gaflet: Gaflet uykusu.
Hadi: Hidayete ermiş, mürşit.
Hak ı yeksan: Yerle bir olmak.
Hak kelamı: Tanrı sözü, Tanrı buyruğu.
Hak: Hakk, Tanrı.
Hak: Toprak.
Hak: Toprak.
Hakayık: Hakikatler .



     

<< Geri  [1] 2  İleri >>  
 

   

Sitemizde 20 kategoride 619 yazı 115302 defa okunmuştur.  

Copyright © 2008 Acılardeniz şiir sitesi                                                                                                                                               Tasarım: Ali Kılınç